depresyon , majör depresyon , depresyon belirtileri , depresyon dedavisi , Depresyon Çeşitleri, depresyon testi , Depresyon İlaçları, Depresyon Nedir, Depresyon Tedavi, Depresyon Ölçeği, Depresyon İlaç, Kronik Depresyon, Depresyon Panik Atak, Depresyon Bitkisel Tedavi, şizofreni, şizofreni testi ile ilgili bilgileri ve daha fazlasını www.depresyontedavisi.net bilgi portalı sitesinde bulabilirsiniz.
| Depresyonun nedenleri nelerdir |
|
|
|
Aslında gruplanan bu etkenler birbirinden tamamı ile bağımsız değildir.Hepsinin birbiri ile ilişkisi vardır. Biyolojik faktörler: Yapılan araştırmalarda beyin hücrelerinde mevcut olan biyojenik aminlerin (homovalinik asit, 5-0H indol asetik asit, vb.) depresyon hastalarının kan, idrar ve beyin sıvılarında bulunan miktarlarının normal değerlerin dışında olduğu görülmüştür. Özellikle norepinefrin ve serotonin olarak adlandırılan nörotransmitterlerin üretim, salınım, geri alım vb. metabolizmalarında bozukluk ile depresyon ve diğer duygulanım bozukluklarının ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu konuda yapılan hayvan araştırmalarında bu maddelerin metabolizmalarını düzenleyen ilaçların kullanımı ile hayvanlarda depresyon semptomlarının bir süre sonra ortadan kalktığı görülmüştür. Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar da bu maddelerin metabolizmalarını düzeltmeye yöneliktir. Bu maddelerden başka vücutta değişik organlardan salınan hormonlar da depresyon oluşumunda rol oynar. Örneğin böbrek üstü bezi, tiroid bezi veya hipofizden salgılanan hormonlar depresyon oluşumuna katkı sağladığı gibi bunların anormal olması durumunda ilaç tedavisi ile depresyon düzelmeyebilir. Bazı durumlarda bu hormonları düzenleyen ilaçları da tedaviye eklenmesi gerekebilir. Uyku düzeninin bozulması veya bağışıklık sisteminin de depresyona yol açtığını öne süren çalışmalar vardır. Ancak bu konular henüz kesinlik kazanmamıştır. Genetik faktörler: Depresyonda genetik yatkınlığın olduğu herkesçe kabul edilen bir gerçektir. Ancak bu konu biraz karışıktır. Bazı hastalarda genetik yatkınlık olmaksızın çevresel faktörler depresyon yaratabilmektedir. Aile araştırmalarında ağır depresyonu olan kişilerin birinci derece yakınlarında depresyon normal topluma göre iki üç kat fazla görülmektedir. Yine tek yumurta ikizlerinde birinin depresyon geçirmesi durumunda diğerinin hastalanma oranı % 50 dir. Bu çalışmalar da depresyona genetik yatkınlığın olduğunu göstermektedir. Psikososyal etkenler: Araştırmalar stresli yaşam olaylarının genelde depresyonun ilk kez ortaya çıkışında etkili olduğunu daha sonra görülen ataklarla bir ilişkisinin bulunmadığını ortaya koymuştur. Öne sürülen teoriye göre ilk atağa eşlik eden stres beyinde kalıcı değişiklikler yapmakta ve bu da hastalığın tekrarlamsına yol açmaktadır. Zaman içinde stres yaratan durum ortadan kalksa da hastalık kendiliğinden tekrar ortaya çıkabilmektedir. Küçük yaşta anne ve babasını kaybedenlerde yaşamın ileri yıllarında depresyon ortaya çıkma şansı fazladır. Eşini kaybeden kişilerde depresyon ortaya çıkma oranı en fazladır. Aile içinde sorunlar olması direk depresyona yol açmasa da iyileşme süresini ve hastalık sonrası hastanın uyumunu etkiler. Depresyona yol açan direk bir hastalık öncesi kişilik tanımlanamamıştır. Belli durumlar ortaya çıktığında herkes depresyona girebilir. Stres yaratan durum kişiye göre değişmektedir.Sizi hiç etkilemeyen bir durum bir başkasında ağır stres yaratabilir. Kişinin benlik saygısını zedeleyen durumlar en çok depresyona yol açan stresörlerdir. Psikanalistler depresyonu farklı dinamiklerle anlatmaktadır. Onlara göre genelde kendisinden beklentisi yüksek olan ve ideallerini gerçekleştirememiş insanlarda depresyon fazladır,bu kişiler kendi isteklerini gerçekleştirmekten ziyade başkalarını mutlu etmeye çalışırlar veya hayattan beklentileri fazladır ve bunu gerçekleştiremeyeceklerini anlamışlardır. Öğrenilmiş çaresizlik teorisine göre kişi hayatının kontrolünü kaybettiğinde depresyona girer. Yine kişinin hayata kötümser bakması, kendisinin hep olumsuz yönlerini görmesi, yaşamış olduğu tecrübelerini hep olumsuz olarak değerlendirmesi depresyon geçiren kişilerde sık görülen özelliklerdir. |
www.depresyontedavisi.net'in içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. www.depresyontedavisi.net sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdırSağlık Personeli
bebek gelişimi
Örgü Dantel
bebek beslenmesi
bebek gelişimi
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için