Skip to content
default color blue color green color

depresyon , majör depresyondepresyon belirtileri , depresyon dedavisi , Depresyon Çeşitleri, depresyon testi , Depresyon İlaçları, Depresyon Nedir, Depresyon Tedavi, Depresyon Ölçeği, Depresyon  İlaç, Kronik Depresyon, Depresyon Panik Atak, Depresyon Bitkisel Tedavi,  şizofreni, şizofreni testi   ile ilgili bilgileri ve daha fazlasını www.depresyontedavisi.net bilgi portalı sitesinde bulabilirsiniz.

Ayda sadece 2 iğneyle şizofreni tedavi edilebiliyor PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 10
Kötüİyi 
Nobel ekonomi ödülüyle onurlandırılan şizofren matematikçi John Nash'ın hayatı 2001'de 'Akıl Oyunları' ismiyle beyaz perdeye taşındığında, şizofreni bir anda tartışma gündemimizin başköşesine yerleşmişti. Gençliğinde oyun teorisi üzerine geliştirdiği kuramlarla bir matematik dahisi olarak görülse de, daha sonra dahilikten deliliğe yol alan Nash, gaipten sesler duyuyor, benliği duyduğu sesler tarafından kontrol edilmeye başlıyor, halüsinasyonlar görüyor ve gerçek ile hayal arasındaki ayrımı kaybedip paranoyanın doruklarında gezerken hem hayatı hem kariyeri alt üst oluyordu. Şizofreninin etkisinde bir dahiden 'görünmeyen adam'a dönüşen Nash'in biyografisi şizofreni konusunu öyle popülerleştirdi ki, Newsweek dergisi konuyu 2002'nin mart ayında kapağına taşıdı. 'Şizofreninin Gizemi: Andrea Yeats'ten Akıl Oyunları'na, 'Trajik Bir Hastalığın Farklı Yüzleri' manşetiyle kapağa taşınan şizofreni her ne kadar ilgi çekmeye devam etse de, hala hastalığa kesin bir çare bulunmuş değil. Çünkü hastalığın temel sebebi bile henüz bulunmuş değil. Ama geçtiğimiz günlerde bir konuşma yapmak üzere ülkemize gelen şizofreni uzmanı Prof. Dr. Prakash Masand'a göre, hastalığın tedavisi konusunda epey yol alınmış durumda.

AYDA 2 İĞNE

Prof. Dr. Prakash Masand, bugüne kadar şizofreni tedavisinde günlük ilaçlar kullanıldığını ve hastaların bu ilaçları düzenli kullanmaması nedeniyle çok net sonuçlar alınamadığını belirtiyor. Ancak Çırağan Oteli'nde görüştüğümüz Hintli psikiyatr, tüm dünyada kullanılmaya başlanan enjeksiyon tedavisi sayesinde hastaların ayda sadece 2 kez iğne olarak kesintisiz tedavi alabileceklerini müjdeliyor. Bu tedavi sayesinde, enjeksiyonun direkt kana karışması söz konusu olduğu için kan değerlerinde sapmalar olmadığını ve dolayısıyla yan etkilerinin azaldığını söyleyen Masand'a göre bu tedavinin en önemli sonucu şizofreni semptomlarını minimuma indirmesi ve hastaların günlük hayattaki işlevlerini sürdürebilmelerini sağlaması. Bunun sebebi ise, hastaların günlük ilaçlarını almayı ihmal etmeleri riskinin yok olması ve doktor kontrolünde yapılan iğneyle şizofreni semptomlarının tekrar etmesinin önlenmesi.

KESİN ÇARESİ YOK!

Bu yeni yöntem sayesinde, son yıllarda şizofreni tedavisinde yüzde 60 oranında başarı elde ettiklerini, ileriki yıllarda bu oranın daha da artacağını söyleyen Masand'a, bu ilacın hastaları tamamen iyileştirip iyileştirmediğini sorduğumuzda ise yanıtı olumsuz oluyor. Şizofreninin kısmen genetik, kısmen nörolojik, kısmen de çevresel faktörlerle tetiklenen bir hastalık olduğunu belirten Masand, aynı diyabet, kalp ya da yüksek tansiyon hastaları gibi şizofrenlerin de hayatlarının sonuna kadar ilaç almaları gerektiğini belirtiyor. Ancak enjeksiyon tedavisiyle hastalık semptomlarının en az 6 ay süreyle azaldığını ve tablet kullananlara oranla iki kat başarı sağlandığını söylüyor.

Hastalığın temel nedeni henüz anlaşılmış olmasa da, doğum sırasında annenin yaşadığı komplikasyonlar nedeniyle bebeğin nöronlarına zarar gelmesi, çocuğun herhangi bir virüse maruz kalması ya da beynine kan gitmemesi, babanın yaşça büyük olması, ebeveynlerde uzun süreli marihuana kullanımı gibi nedenler ileriki yaşlarda şizofreni olarak kendini gösterebiliyor. İlginçtir ki, dünyanın neresinde olursa olsun şizofreni vakaları ülke nüfusunun yüzde 1'inden asla yukarı çıkmıyor ve yıllar içinde bu sayı hiçbir şekilde değişmiyor. Dolayısıyla, Türkiye'de de bilinen ve bilinmeyen şizofreni vakaları yüzde 1'in ötesine gitmiyor. Ve eğer bizim de John Nash gibi dahilerimiz varsa, kullanılan ilaçlar ya da bu yeni tedavi yöntemiyle hastanın dahilik potansiyeli indirgenmiş olmuyor. Çünkü Masand'a göre şizofreni ve dahilik arasında hiçbir ilişki yok. Zaten Nash de toplumda işlevini kaybetmeden önce dahiyane matematik kafasını kullanarak bir teori üretebilmiş, sonrasında değil

Prof. Dr. Prakash Masand kimdir?

ABD'DEKİ Duke Üniversitesi Tıp Merkezi'nde Psikiyatri ve Davranış Bilimleri öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Masand'ın ilgi alanı psikofarmakoloji, yeni antipsikotik ilaçlar, hastalıklara eşlik eden psikolojik sorunlar, tedaviye dirençli depresyon, şizofreni ve hastalarda psikostimulant ilaçların kullanımını kapsıyor. Hint asıllı profesör, Mumbai Üniversitesi, Topiwala Ulusal Tıp Fakültesi'nde tıp öğreniminin ardından, psikiyatri stajını Syracuse, New York'taki SUNY Upstate Fakültesi'nde tamamlamış; ayrıca Harvard Tıp Fakültesi hastanesinde konsültasyon ve psikiyatri ile tıbbın diğer branşları ve cerrahi ilişkisi üzerine burs kazanmış.

Prof. Dr. Masand, öğretim görevlisi olarak, SUNY Upstate Tıp Üniversitesi Psikiyatri departmanında 2 kez 'Yılın Öğretim Görevlisi' seçilmiş, ayrıca Amerika'nın En Seçkin Psikiyatristleri 2004-2005 Yıllığı ile Amerika'nın En İyi Doktorları 2005-2006 Yıllığı'na seçilmiş. Amerikan Psikiyatri Birliği, New York bölgesi eski başkanı olan Prof. Dr. Masand konuşmacı kimliği ile de ABD ve diğer ülkelerde 1.500'den fazla sunum gerçekleştirmiş.

Akıl hastalıklarında kilit nokta beyin değil, bağırsak olabilir!

Şizofreni ve psikofarmakoloji alanlarında birçok araştırma yapan Prof. Dr. Masand'ın ilgi alanlarından biri de irritabl bağırsak sendromu (spastik kolit). Bu alanda elde ettiği verilerden yola çıkarak akıl hastalıkları ile irritabl bağırsak sendromu arasında ciddi bir bağlantı olabileceğini söylüyor Masand. Çünkü şizofreni, depresyon gibi akıl hastalıklarında temel etkenlerden biri de serotonin eksikliği. Masand'a göre, bu durumda mutlaka bağırsaklara da dikkat etmek gerekiyor. Çünkü vücutta mevcut serotoninin yüzde 20'si beyindeyse, yüzde 80'i bağırsaklarda bulunuyormuş.



Aylin Varon

Kaynak:

www.aksam.com.t

 

Yorumlar  

 
0 #4 Yasemin 20-05-2010 02:57
Merhabalar,
Ben 34 yasinda ve henüz 9 aylik evli bir bayanim.Suan viyanada yasiyorum.Esimin sizofren hastasi oldugunu düsünüyorum.Internet üzerinden yaptigim bir cok arastirma neticesinde bu kaniya vardim.Henüz 8 aydir viyanada yasadigim icin buradaki lisani konusamiyorum ve bu nedenlede etrafimda arastirma yaparak yardim alabilecegim bir konumda degilim.Bu durum beni cok korkutuyor.Elimden geldigi kadar esime destek olmaya caba gösteriyorum ama benimde tahammül gücüm sinirli kaliyor malesef.Profesyönel bir destek olmadigi icinde ne kadar dogru hareket ettigimi ne yapmam gerektigini bilmiyorum.Esimin evdeki belirgin garip hareketleri sürekli uzun süre aynanin karsisinda kalarak kendini incelemesi, degisik yüz mimikleri(sanki birisiyle konusuyormus gibi), en kücük bir olmsuzlukta kendini icine kapatmasi ve kimse ile konusmamasi ve en önemlisi pesinde kendisini takip birilerinin oldugunu düsünmesi.hatta ilk baslarda benimde onlarla birlik oldugumu düsünüp sucladi.Cok zor zamanlar gecirdim ve halada mücadele ediyorum.Alabildigim tek yol ise esimin güvenini kazandim ve bir sekilde onlarla isbirligi icinde olmadigima inanmasini sagladim.Esim suan bana ve annesine bu konuda güven duyuyor.Diger tüm aile üyelerinin pesindeki bu kisilerle isbirligi icinde oldugunu düsünüyor.Bu durum sanirim askerlik döneminde baslamis.Aslinda cok mütevazi bir hayati olan, kötü aliskanliklari olmayan hatta sigara dahi kullanmayan birisidir esim.Spor yapmayi cok sever.Yani kisacasi pesinde oldugunu düsündügü bu kisiler onun sadece kafasinda kurdugu hayal ürünleri.Sizlerle bunu paylasmak istememin en büyük nedeni bana yardimci olabiliceginizi düsünmem.Sizlerden bu konuda yardim alabilirsem cok memnun olacagim.En cokta eger uzmanlarinizin burada yani viyanada bu konu ile ilgili tanidigi yardimci olabilecek uzmanlar varsa eger bana irtibat bilgilerini verebilrseniz cok sevinirim.Sayet konu ile ilgilenir ve detayli bilgi almak isteseniz size elimden geldigi kadar bilgi vermeye calisacagim.Sevgilerle...
Alıntı
 
 
0 #3 sena 25-04-2010 22:16
sevdiğim kişi şizofren.ona ulaşamıyorum.birgün beni istiyor birgün nefret ediyor.ben herşeyi kabul ettim ama o anlamıyor.
Alıntı
 
 
0 #2 cihan 19-02-2010 10:58
ben bir panik atak hastasıyım panik atak şizofreniye çevirirmi ben böle bişi duymuştum bana bunun hakkında bilgi verirseniz çok rahatlamış olcam
Alıntı
 
 
0 #1 Hüsnü 16-12-2009 15:57
haklı olabilir benim hanımın iki kardeşinde de var. serotonin eksikliğinden olsa gerek bilinçlerinde sadece yemek yeme hissi var. hanım çok üzülüyor bu duruma bunun bir tedavisi olsa onlarda eşimde üzülmese ne iyi olurdu,değilmi. saygılarımla
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

aaaa
www.depresyontedavisi.net'in içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. www.depresyontedavisi.net sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdırSağlık Personeli bebek gelişimi Örgü Dantel bebek beslenmesi bebek gelişimi